Dünyamız,emperyalist işgalle giderek yaşanmaz hale geldi.
Emperyalizm, direkt ya da yerli işbirlikçi iktidarlar eliyle kendi krizine çözüm için ; özelleştirmeler,işgaller,savaş yoluyla insanlığa kan ve gözyaşı sunarken;kendilerine
daha fazla kar/refah için, sömürü/sömürgecilik ağını genişletiyor.
Bu konuda kural tanımaz, uluslararası yasalara uymaz,
güçlülerin ve sermayenin hukuku ile herşeyi kendine hak gören fütursuzluk içinde emperyalizm...

Sermayenin kar hırsı ile doğanın tahribi,yeraltı -yer
üstü kaynakların talanı, ekolojik yıkım, maden aramaları,ormanların yok edilişi ile insanlığın hava/su/besin/güvenlik gibi temel gereksinimleri yok edilmekte olup ; insanca yaşamın geleceği karartılmaktadır.
Devletler;dev şirketlerin yoluyla güçlülerin egemenliğine hizmet ederek, emekçilerin/emeklilerin haklarını da yok saymaktadır.
Ülkemizde de emekçilerin ve emeklilerin gelir düzeyi yoksulluk sınırı ve altında
eşitlenme yoluyla SEFALET noktasına getirilmiştir.

Emeğinden ve alın terinden başka bir gücü olmayan milyonlar ise çaresizlik içinde
yaşamaktadır.
Oysa çare kendileridir.
Önemli olan gücünün farkında olup bu farkındalıkla örgütlü/ birlikte mücadele etmeye adım atmaktan geçmektedir.
Aksi halde tek başına eleştiri, yakınma,sadece sorun ifade etme çözüm değildir.

TÜM EMEKLİLERİN SENDİKASI ;
Emeklilerin;ekonomik/sosyal
politik gereksinimlerini merkezine alır.
Sınıf ve kitle sendikacılığını,
Sendika içi demokrasiyi,
Sendika içi katılımcılığı,
Sendikal bağımsızlığı temel alır.
Sendika üyelerinin kararlara katılımını,
Yetki ve kararlarda denge ve denetim mekanizmasını,
Eleştiri ve özeleştiri hakkını,
Tepeden inmeci değil YATAY örgütlenme anlayışını,
Üyelerin sendikal mücadele pratiğinde yetkinleşmesini,
Planlı çalışma,iş bölümünü, Verimlilik,dayanışma,birlikte ortak akıl ve kararla;iş içinde kollektif anlayışı,
Etkin eylemliliklerle sorunlara çözüm için;fiili ve meşru mücadele yaklaşımını,
Birleşik muhalefetin yaratılmasını,
TEMEL ALMAKTADIR...

Emekliler,üretimden gelen hak edişleri ve ödedikleri primlerden doğan haklarıyla EMEK SINIFININ en mağdur edilen kesimidir.
Emeklilerin mücadele deneyimleri,teori ve pratik birikimleri oldukça zengindir.
Yeter ki emekliler birlikte ortak mücadele içinde olabilsinler ...
Tüketimden gelen güçleriyle siyasal yapıyı etkilerler.
Bilinmelidir ki;
HAKLAR ,YASALARDAN ÖNCE GELİR...
Temel hukuk normlarına göre
ÖRGÜTLENME ÖZGÜRLÜĞÜ temel İNSAN HAKKIDIR...
Mevcut yaşam koşullarında iktidarlar,yasal engel çıkarsa dahi fiili ve meşru demokratik barışçıl mücadele haktır.
Sendikalar devletten, sermayeden,siyasal parti ve hareketlerden BAĞIMSIZDIR.
TÜM EMEKLİLERİN SENDİKASI;
Güdümlü sendikacılığı,
Bürokratik sendikacılığı,
Sendika aristokrasisini,
REDDEDER...
Paydaş sendikalarla,ilkeli ve sendikal anlayışlar üzerinde sağlanacak uzlaşı ile BİRLEŞMEYE AÇIKTIR...
Emekten yana tüm sendika ve demokratik kitle örgütleri ile güç ve eylem birliğine açıktır...
İNSANCA YAŞAM HAKKI için,
DEMOKRASİ ve EMEKTEN yana güçlerin BİRLEŞİK MÜCADELESİ esastır.

Tüm Emeklilerin Sendikal mücadelesini yükseltelim.
Adalet,hak,hukuk,demokrasi,
insan hakları,insanca yaşam için ;
Yaşasın Örgütlü Mücadelemiz!
KURTULUŞ YOK TEK BAŞINA, YA HEP BERABER YA HİÇ BİRİMİZ!..