Bizim Bugün Yapamadığımız Neyi Başardı?

Sürüden ayrılan penguen ne yapıyor olabilir?

Kayboluyor mu, yoksa ilk kez gerçekten yön mü buluyor?

Çünkü penguen dediğin, sürüyle yaşar.

Aynı yöne yürür, aynı anda durur, aynı anda denize girer.

Güvenlidir bu.

Ama güvenli olan her şey doğru mudur?

O penguen bir gün durdu.

Herkesin gittiği yöne bakmadı.

İçinden gelen sese kulak verdi.

Ve sürüden ayrıldı.

Bu bir delilik miydi, yoksa cesaret mi?

Asıl soru şu: Biz bugün neyi yapamıyoruz da o yaptı?

Biz bugün şunu yapamıyoruz:

İsteklerimizin peşinden gitmeyi.

İçimize sinmeyen hayatlara “idare eder” diyoruz.

Sevmediğimiz işlere “şükür” diyoruz.

Başkasının hayalini, kendi kaderimiz sanıyoruz.

Çünkü sürü onay verir.

Sürü alkışlar.

Sürü hata yaparsa bile kimse tek başına suçlanmaz.

Ama özgürlük…

Özgürlük yalnızlıktır.

Özgürlük risk almaktır.

Özgürlük, “ya olmazsa” ihtimaline rağmen yürümektir.

O penguen ne yaptı biliyor musunuz?

– Rahatı değil, özgürlüğü seçti.

– Alışılmış olanı değil, merak ettiği yolu seçti.

– Güvende kalmayı değil, keşfetmeyi seçti.

Belki zorlandı.

Belki korktu.

Belki tökezledi.

Ama şundan eminiz:

O, kendi hikâyesini yazdı.

Biz bugün başkalarının yazdığı hayatlarda figüranız.

Başkasının temposunda yürüyoruz.

Başkasının hayallerini yaşıyoruz.

Macera dediğimiz şey illa uzaklara gitmek değil.

Bazen “hayır” diyebilmektir.

Bazen “ben bunu istemiyorum” demektir.

Bazen de “ya başarısız olursam?” korkusuna rağmen denemektir.

Sürüden ayrılan penguen bize şunu hatırlattı:

Özgürlük bir yer değil, bir cesarettir.

Ve şu soruyu bıraktı arkamızda:

“Gerçekten yaşamak mı istiyorsun,

yoksa başkalarının uygun gördüğü hayatı mı?”

Çünkü keşif, haritalarda değil;

insanın kendi içinde başlar.

Ve her çağda bir penguen çıkar.

Kimseyi beklemez.

Kimseyi ikna etmeye çalışmaz.

Sadece içinden geldiği gibi yürür.