Petrol-İş Sendikası Kocaeli Şubesi’nin geçtiğimiz ay gerçekleştirilen kongresinde başkanlığa aday olan Yunus Emre Özdil, seçimden önce gazetemizi ziyaret etmiş, orada çok ilginç bir ifade kullanmıştı.
“20 sene önce ekonomik olarak çok iyi durumdaydık. Şimdi insanlar hangi markette hangi ürün indirimli, bunları birbirine göndermeye başladı. Bu, Tüpraş’taki durum. Diğer fabrikalarda ise daha vahim bir durum söz konusu” demişti.
Bunu da gerçekçi olmayan enflasyona göre yapılan sözleşmelere bağlamış ve sendikanın, işçi haklarını yeteri kadar savunmadığını vurgulamıştı.
Bugün gelinen nokta, aslında Yunus Emre Özdil’in ne kadar haklı olduğunu ortaya çıkarıyor.
Tüpraş işvereni, işçiye yüzde 9.6’lık bir ek zammı reva görüyor.
Yıllarca sömürülen metal işçileri bile yüzde 34 zam alırken, her yıl karını artıran Tüpraş’ta işçi adeta üç kuruşa mahkum ediliyor.

***

Oysa Tüpraş, ülke sanayisinin göz bebeğidir. En büyüğüdür. Karlılığı da yüksek seviyede bir sanayi kuruluşu.
Geçtiğimiz kasım ayında yaptığımız bir haberden kısa bir bölüm vereyim.
“Petrol ve döviz kurlarındaki artışlar nedeniyle bu yıl akaryakıt fiyatları sert yükselirken, Tüpraş’ın kârlarının katlanması dikkat çekiyor. Geçen yılın üçüncü çeyreğinde 1 milyar TL olan Tüpraş'ın net dönem kârı, bu yıl üçüncü çeyrekte yıllık yüzde 1008'lik artışla 11,6 milyar TL'ye yükseldi ve yaklaşık 8 milyar TL'lik piyasa beklentisinin çok üzerinde oldu. 2021'in üç çeyreğinde toplam 2,1 TL net kâr elde eden şirketin 2022'nin üç çeyreğindeki net kârı yüzde 1033 artışla 23,5 milyar TL'ye yükseldi”
Düşünebiliyor musunuz?
Sadece bir çeyrekte 23 milyar gibi devasa bir kar elde eden Tüpraş, işçisine yüzde 9.6 oranında ek zam veriyor.
Kusura bakmayın ama…
Bu, işçiye hakarettir.
Bu, kente de hakarettir.
Umarım işçi de kent de bu hakareti unutmaz.