Siyaset her geçen gün sertleşiyor. Özellikle CHP’li belediye başkanlarına yönelik yargı kararları, ana muhalefet partisinde siyaset yapmayı epey zorlaştırıyor.

Atatürk’ün mirası CHP üzerindeki “Mutlak butlan” kılıcı, başkanların yargılanması, atanan kayyumlar…

Genel Başkan Özgür Özel’in işi çok ama çok zor.

Her ne kadar son dönemde siyaseti sığ bir noktaya gelse de Özgür Özel bence yine de iyi direniyor. Mücadelesi takdiri hak ediyor.

Ama ne yazık ki yalnız bırakılıyor. Özellikle de örgütler tarafından.

***

Başka illeri bilemem ama en azından Kocaeli açısından durum bu.

30 yıldan fazladır üyesi olduğum Kocaeli örgütünün bu dağınık hali beni oldukça üzüyor.

Herkes adeta birbirine bilenmiş durumda. Fırsatlarını bulsalar, bir kaşık suda rakiplerini boğacaklar. O derece yani.

Baksanıza, Kocaeli’de hepi topu 3 belediyeye sahipler ancak belediye başkanları birbirlerini tanımıyorlar. Bırakın yan yana gelmeyi, açılışlardaki fotoğraflarda bile diğer başkanları kırpıp öyle basına servis ediyorlar.

Sosyal medyadan sürekli birbirlerine laf sokup duruyorlar.

Ve bu durum, başta milletvekilleri olmak üzere partinin abileri, ağır topları tarafından sadece izleniyor.

Neden? Çünkü kimse kendini ateşe atmak istemiyor. Ya da parti içi küskünlükleri bitirme çabalarının ateşten gömlek giymek olduğu gibi saçma bir düşüncenin içindeler.

***

Bu bölünmüşlük, Genel Başkan Yardımcısı Ulaş Karasu’nun ilimizdeki programlarında net bir şekilde ortaya çıktı.

Koskoca genel başkan yardımcısı geliyor, programları sadece İzmit ile sınırlı kalıyor.

Halbuki CHP bu kentte Derince ve Karamürsel belediyelerinin de kazananı.

O iki ilçenin başkanlarına neden gidilmiyor? Veya neden programlara çağırılmıyorlar?

Bir de ziyaret edilen yerlere dair bir eleştirim var.

KESK, Genel-İş gibi zaten CHP’ye destek verenlerin yer aldığı sivil toplum örgütlerine gidiliyor. Tamam, onları ziyaret edin ama bu kentte başka sivil toplum örgütleri yok mu Allah aşkına?

Mesela Sivaslıların iki büyük örgütlenmesi var. Onlara neden gidilmiyor. Başka dernekler neden yok sayılıyor?

Yoksa amaç, gidilen yerlerde CHP eleştirisinin yapılmasının önüne geçmek mi? Bundan mı korkuluyor?

Oysa siyaset böyle yapılmaz. Eleştiriye de açık olacaksın özeleştirini de yapacaksın.

Ama CHP, bu tarz programlar konusunda git gide AK Parti’ye benzemeye başladı.

***

Son dönemde CHP’de kazan fena kaynıyor. Ulaş Karasu’nun ziyaretlerinde bu net bir şekilde ortaya çıktı.

İşte bu noktada bütün eleştiri okları İl Başkanı Erdem Arcan’a yöneltiliyor. Ki son derece haklılar.

Çünkü Erdem Arcan, “Kocaeli İl Başkanı” olduğunun hala farkında değil.

Sanıyor ki İzmit İlçe Başkanı. Veya kendisini o koltuğa oturtan belediye başkanının memuru.

Partili belediye başkanlarına(biri hariç!) veya ilçe başkanlarına saldırılara sessiz kalıyor.

AK Partili yöneticilerin tepkileri, İzmit Belediye Başkanı’na gelmediği sürece sorun yok. Karşılık vermeye gerek görmüyor.

Bir de siyaseti İzmit eksenli yapmaktan vazgeçmeli. Her ilçeye gitmeli, sorunları dinlemeli.

Çünkü kendisini tüm ilçeler seçti. Zaten ünvanı da CHP Kocaeli İl Başkanı.

Bunun hakkını vermeli.

Sadece bir ismi kayırmaktan vazgeçmeli. Tüm partilileri kucaklamalı.

Genel başkanının verdiği mücadelenin onda birini versin, CHP’ye yeter.

Genel başkanının “İktidara yürüyoruz” dediği bir partinin Kocaeli il başkanı uyumamalı. Örgütü de uyutmamalı.

Aksi taktirde hem kendisi hem de partisi için sonuç çok ağır olur.