Bazen yazı yazmaya zorlanırsınız.
Kelimeleri bir araya getirerek, cümle kuramazsınız.
Hani deriz ya,sözün bittiği yerdeyiz.
Tam da şu anda,bu duyguları yaşayarak yazımı yazmaya çalışıyorum.
Bu dünyadan bir İlber ORTAYLI göçüp gitti.
Türk milleti çok kıymetli duayen tarihçi, araştırmacı bilim adamı, yazarını kaybetti.
Geride bıraktığı akademik çalışmaları, eserleri,kitapları gelecekteki tarihçilere,Türk gençlerine ışık tutacaktır.
Türk diline,Türkçe'ye verdiği önem ve hassasiyet çok değerlidir.
Kendisini yakınen tanıma,konuşma ve şiir tadında sohbetler etme şerefine nail oldum.
İlber hocam ile yaşadığım bir kaç anekdotlarımı sizlerle paylaşmak istiyorum.
İlber hocam ile ilk tanışmamız,Sivas kitap fuarında olmuştu.
Yanlış hatırlamıyorsam 4 eylül 2015 yılı idi.
İlber hocam fuar alanında sırasıyla bütün kitap standlarını geziyordu.
Bulunduğum standa gelmeden önce kendilerine verilmek üzere beş adet kitabı poşete koydum bekliyordum.
Sonradan bulunduğum standa geldi.
İlber hocama gülümseyerek,
Üstadım,sayın hocam bu kitapları size takdim etmek istiyorum lütfen alırmısınız?dedim.
Nedir bunlar?diye sordu.
Bende kendilerine sizin ilgi alanınız efendim tarihi araştırma kitapları dedim.
Ne kadar bunların fiyatı?dedi.
Söylediğim miktarı verdi.
Ben hemen standın altıntan iki kitap daha çıkararak poşetin içine koymaya çalışırken,
Onlar nedir?diye sordu.
Bende yayınevimizin hediyesi demiştim.
Babacan bir tavırla gülümseyerek
Ne hediyesi?
Aldığın paranın içindedir dediğinde çok gülmüştük.
Arkasından gelen kitap okurları,İlber hocam ne kitabı almışsa onlarda ayni kitapları almaya çalıştılar.
Tam yanımdan ayrılırken İlber hocam,verdiğim kitaplar hakkında düşünceleriniz,eleştirileriniz, olumlu,olumsuz bizim için çok değerlidir.dedim.
Başka bir zaman karşılaştığımızda beni yanına çağırdı.
Verdiğim kitaplar hakkında bana şöyle dedi.
Seni tebrik ederim!
Şaşırmıştım.
Aman İlber hocam!
Beni niye tebrik ediyorsunuz?dediğim de
O zaman dinle! dedi.
Yayınevini bir tarla meyve bahçesi olarak düşün!
Kitabın yazarını da bir çiftçi, emekçi olarak düşün!
Ortada bir meyva var.
Bu meyva bir depo da kalabilir, çürümeye başlayabilirdi.
Bu meyvayı bana sunan,tadını aldıran sensin.
Onun için seni kutluyorum,ayni zamanda da emeği geçen herkese teşekkür ediyorum. demişti.
Çok kez Türkiye'nin her tarafında kitap fuarların da bir araya gelme imkanımız oldu.
Ardından çok değerli akademik çalışma notları,tarihi araştırma kitapları,bir çok eserler bırakarak, ebedi aleme göçtü.
Allah rahmet eylesin. Mekanı cennet olsun inşallah.
Nur içinde yat İlber ORTAYLI hocam,