Bugün akşama saatlerinde bir arkadaşım Whatsaapp üzerinde bana bir link attı. Adetim değildir. Kendi gazetemizin internet sitesi dışında, hiçbir yere girmem. Merak edip linke tıkladığımda, kendisini vinçcilik yapıp, siyaset ile uğraştığı yıllardan tanıdığım, sonra bir heves ile gazeteci olmaya karar verip, değişik yollardan geçtikten sonra kendisine ait bir internet sitesi açan Faruk Bostan’a ait site olduğunu gördüm. “Faruk Bostan, Yüksel Demirdaş’ın teklifini reddettim” başlığı ile bir açıklamada bulunarak o sitesine haber yaptırtmış.

Öncelikle şunu belirtmek isterim ki, bu kişi ben bir kez bile onun ofisine gitmemişken, 3 veya 4 kez bizim gazetemize ziyarette bulunmuştur. Kendisini her defasında yanlış yaptığı, gazeteciliğin bu olmadığı, kanun ve nizam bilmeden izlemiş olduğu yolda sıkıntı yaşayacağı, aslı astarı olmayan, elde belgesi bulunmayan haber veya haberlerin yapılmasının kendisine sorun yaratacağını, hukuki olarak başının belaya gireceğini ifade edip, bu işi bırakmasını söylemişimdir.

Düşünün bir kez bile bürosuna gitmediğim bu kişi, bizim gazetemize 3-4 defa gelmiştir. Bu ziyaretlerinde de ben değil, kendisi bir çok şey anlatmıştır. Kendisine ”gazeteciliği bırak, bu işlere girme yapacaksan da gerçekten gazetecilik yap” dememe rağmen, o bildiğini okumuştur. Hatta bu ziyaretlerinin ikisinde de yanında Abdullah Kaya’da bulunmaktaydı. Şimdi gelelim bugün sitesinde yayımlanan o açıklamaya, bu kişi hakkında bir çok kişi “ Paronaya” yaşadığını, aslında hiç olmayan hikayeler anlatıp, kendisinin de bu hikayelere inandığını defalarca söyledi. Bende artık buna şüphesiz inanıyorum. Hatta bir ziyaretlerine anlattıkları nedeniyle her ikisine de “ Gidin tedavi olun” dedim

Benim, hala dostluğum bulunan bazı kişiler hakkına haber yapacağımı söyleyerek korkuttuğumu, hatta bu haberler nedeniyle para istemeyi planladığımı iddia etmiş . Hatta kendisine bu konuda teklifte bulunduğumu ileri sürmüş. Hatta, bu olayın ardından bu kişileri arayarak durumu bildirdiğini, sakın korkmayın bir lira bile vermeyin dediğini ifade etmiş. Sonunda birine şantaj yapacak olsam bu kişileri arayarak uyarmazdım demiş. Yahu ben kaç yaşındayım. Yıllarca bu kentte gazetelere sarf malzemesi tedarik ettim. Sonrasında bir gazetenin kuruluşunda bulundum. Ardından bir dergi ve internetin kuruluşunda yer aldım. Son olarak bu gazeteyi kurduk. Bugüne kadar benim hakkımda böyle bir iddia olmadı. Böyle bir söylenti bile duyulmadı. Kendisinin neyin peşinde olduğunu bilemiyorum. Bilindiği üzere şantaj ve tehdit iddiası ile geçtiğimiz günlerde tutuklandı . Şimdi ise cezaevinden açıklama yollayıp duruyor. Kendisini kamuoyunda temize çıkarmak için uğraşırken, birilerini batağa çekmek istiyor.

Gerçekten kendisi için üzülüyorum. Keşke benim kendilerime dediğimi yapsaydı. En azından anlattıkları ve söyledikleri karşısında “Tedavi olun” diye verdiğim tavsiyeye uysaydı. Yazık, gerçekten çok yazık. Ben buradayım. Hakkımda bu veya benzeri bir olay ile ilgili tek bir delil bulsunlar, bu işi bırakırım. Beni cezaevine atsınlar. Bir daha da çıkartmasınlar. Konuyu pek fazla uzatmayacak, ona her olayda yaptığı gibi prim kazandırmayacağım. Benim için bu konu burada kapanmıştır. Yanlış anlaşılmasın. Kendisine gazetemiz veya ismim üzerinden isim yaptırmayacağım. Bana atmış olduğu iftiranın hesabını ise yarın yapacağım suç duyurusu ile hukuk önünde soracağım. Her zaman dediğim gibi “ Ekşi yemedik ki karnımız ağırsın”

Oysaki geçtiğimiz günlerdeki ziyaretinin ardından sosyal medya hesabından ikimizin fotoğrafını paylaşıp bu kentte hala çayı içilecek namuslu insanlar var demesinin ardından ne oldu da şimdi benimle ilgili bu tarz ithamlarda bulunuyor. Ben her görüştüğümüzde kendisine tedavi olması gerektiğini hatta bu işi bu şekilde yapacaksa gazeteyi bana devredebileceğini bile söyleyen biri olarak benimle ilgili şimdi neden böyle şeyler söylediğini anlamış değilim… Eğer kendisinin tutuklama haberi gazetemizde çıktığı içinse bu düşündükleri ve söyledikleri biz kentte tarafsız haberciliği savunuruz ve herkesin haberine sitemizde yer veririz.