Şimdi bir konuyu Bilal’e anlatır gibi anlatmaya çalışacağım.

Gerçi bazı konuları Bilal anlar ama kimileri anlamaz.

Çünkü anlamak gibi bir amaçları yoktur.

Günün şartlarında en fazla destek bulacakları şekilde provokasyon yapmak daha kolaydır.

1 Mayıs Uluslararası İşçi Günü,

ülkemizdeki resmi adıyla 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü,

hem kutlamaların yapıldığı, hem anmaların yapıldığı bir gündür.

Çünkü bugün için bedel ödeyenler var;

canıyla, kanıyla.

bugün 8 saat çalışıyorsun ya hani,

işte onun bedelini o insanlar ödedi.

Hem de 137 yıl önce ve 10 bin kilometre ötedeki,

kadın, erkek, siyah, beyaz

işçiler.

Amerika Birleşik Devletleri’nin(ABD) Chicago kentinde.

Bu bedeli bulundukları ülkedeki işçiler için ödemediler.

Sen haftada 6 gün 12 saat değil, 8 saat çalışabilesin diye.

Senin için de ödediler.

Bugünün İşçi Bayramı olarak kutlanması da ABD’de değil,

aynı yıl Fransa’nın Paris kentinde toplanan

2’nci Enternasyonal toplantısında karar alındı.

Enternasyonal nedir biliyor musun?

Uluslararası demektir.

Tüm dünya işçilerinin uluslararası dayanışması demektir.

İşçinin;

dili, dini, ırkı, cinsiyeti yoktur.

İşçi, her yerde işçidir.

Bu sebeple 1 Mayıs anma ve kutlamalarında ulusal marşlar değil Enternasyonal Marşı okunur.

Sen 137 yıl önce kilometrelerce ötede bedel ödeyenlerin sağladığı

hakları kullanıyorsun

ve onları

yok sayıyorsun.

Onların ödediği bedellerin üzerine mücadele edip haklarını kazanmaya çalışmak yerine,

klavye başından salt milliyetçilik naraları atarak,

kendine destekçi sağlamak istiyorsun.

Bırakın bu işleri de Enternasyonal Marşı’nın sadece girişini dinleyin.

Size sesleniyor:

Uyan, artık uykudan uyan.

Uyan esirler dünyası!”