“İyi ki hayatımdasın” dediğiniz insanlar…
Sağlığınız için vazgeçtiğiniz alışkanlıklar…
Kendinize kattığınız güzellikler ya da elinizin altından kayıp giden fırsatlar...
Geri alınamayacak, değiştirilemeyecek bir yıl daha hepimiz için geride kalıyor. Ömrümüzden geçen seneyi sıradan mı geçirdik, yoksa her günü dolu dolu yaşanmış, anlamlı bir yıl olarak mı sonlandırıyoruz? Cevaplar önemli çünkü önümüzde şekillendireceğimiz yeni bir yıl var.
O halde önümüzde yaşanmayı bekleyen koskoca bir 365 günü nasıl geçirmek istiyoruz?
Hayat; sadece hayallerden, ideallerden ve başarı hikayelerinden ibaret değildir. Başarısızlıklar, korkular, hastalıklar, kayıplar da aynı yaşamın içinde yer alıyor.
Son yıllarda buna bir de yaşanan ekonomik zorluklar, artan yaşam maliyetleri, geleceğe dair belirsizlikler de eklendi. Eğitim alanında yaşanan hızlı değişimler, müfredatlar, öğrencilerden beklenenler, veli kaygıları, küçük büyük herkesin omuzlarındaki yükü biraz daha arttırdı.
İşler istediğimiz gibi gittiğinde sorgulama ihtiyacı hissetmiyoruz.
Hedeflerimize ulaşamadığımızda ya da işler istediğimiz yönde gitmediğinde ise çoğu zaman değişim için tetikleniyoruz. Daha anlamlı bir yön bulma ihtiyacıyla yeni hedefler belirleyip başka alanlara yönelmek, mutlu olabileceğimiz başarılara ulaşmak istiyoruz. Ya da buna alternatif olarak kendi güvenli alanımızda kalmayı tercih edip başımıza gelen olumsuzluklara yakınmakla yetiniyoruz.
Peki ya hayatın kendisi?
2026 hedeflerimiz için rotamızı yeniden oluştururken, nereye gittiğimizi fark ettirecek içsel navigasyonumuzu kullanmamız; yanlış yola sapmadan, kısa sürede hedefe ulaşabileceğimiz güvenli yolları bize gösterecek en önemli pusulamız olacaktır. Bu da bize dengeli, mutlu ve başarılı bir yaşam için doğru yönü bulma becerisini kazandıracaktır.
İçsel navigasyonumuzun anahtarı “huzur”dur. Huzur’un kökeni “hazır olmak” ve “rahat olmak”tır.
Yani huzur bize kendisini; her şeyin yolunda olduğundan ziyade, başımıza gelebilecek olaylara karşı hazırlıklı olduğumuzda hissettirecektir.
Belki de yeni yıldan dilememiz gereken; her şeyin kusursuz olması değildir.
Geçtiğimiz yılın hesabını doğru yapıp, gelecek yılımızı buna göre planladığımızda; karşımıza çıkacak pek çok şeye karşı daha donanımlı ve hazır olmak, bize huzuru hissettirecektir.
İç dinginlik; hiçbir sorunla karşılaşmamak değil, sorunlar geldiğinde karşısında nasıl duracağımızı bilmekle ilgilidir. Yaşanması muhtemel olaylar karşısında hazırlıklı olan insan daha rahat olur, rahat olan insan da farkında olmadan hayatına huzuru davet eder.
Sözünüzün gücüne inandığınız, kişisel algılamadığınız, varsayımda bulunmadığınız, yapabildiğinizin en iyisini yaptığınız (Dört Anlaşma kitabından alıntı) bir yılın sonunda “huzurlu bir yıl yaşadım” diyebilmek, sandığımızdan çok daha mümkün olacaktır.
Böyle bir yıl yaşamanız dileğiyle, yeni yılınız kutlu olsun…