Kocaeli Gazeteciler Cemiyeti'nin son yıllardaki pasif tutumu, tüm meslektaşlarımızın malumu.
Üyelerin sorunlarına doğru bir pencereden bakılmaması, gazeteciliğin sadece yeme-içme işi olarak görülmesi, son internet yasasında yeteri kadar ses çıkarılmaması vb...
Liste uzayıp gider.
Bu nedenle mevcut yönetim adeta topun ağzındaydı. Eleştiriler arşa çıkmıştı.
Ki, bunların ne kadar doğru olduğu bugün ortaya çıktı. Üstelik en mutlu olmamız gereken 16 Ocak Basın Onur Gününde.
***
Uzun süredir 16 Ocak etkinliklerine katılmıyorum. Çünkü birbirinin tekrarı programlar yapılıyor.
Türk dizileri gibi. Bir diziyi 10-15 bölüm izlemediğinizde nasıl ki hiçbir şey kaçırmamış oluyorsunuz, bizim 16 Ocak etkinlikleri de öyle.
5 yıl gitmeyin, 5 yıl sonra gittiğinizde aynı şeylerle karşılaşırsınız.
Mevcut yönetimin, rutin bir gün olarak gördüğünü, "Bizden çıksın da niteliği çok önemli değil" mantığında hareket ettiğini düşünmeye başladım.
Bu mesleğin gerçekten hak ettiği noktaya gelmesine inanan gazeteciler olarak yıllardır bu düşüncedeyiz.
Ki, yalnız değilmişiz.
***
Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanı Tahir Büyükakın da aynısını düşünüyormuş.
Bugünkü konuşmasını ben buna yoruyorum.
Ne dedi başkan?
"Bence Basın Onur Günü çadırda değil daha büyük bir alanda kutlanmalı. Geçen sefer de söylemiştim. Gerçekten o dönemin tarihsel gerçekliğini araştıran bir sempozyumla taçlandıralım. Profesyonel bir tanıtım filmiyle ödüllendirelim. O gün görüşmeye katılan basın mensupları adına ödüller verelim.
Gerçekten Basın Onur Günü değer görsün istiyorsanız bunu böyle bir formata taşıyalım. Siz yapmazsanız hazırlıklarını ben yapacağım.
Şu etkinliği 16 Ocak Basın Onur Günü’nü ulusal boyuta taşıyamıyorsak önce gazetecilerin sorunudur. Sempozyum ve ödül töreni ile birlikte önümüzdeki yıl kutlayalım" dedi.
Asıl vurucu nokta ise son cümle.
"Eğer yapmazsanız ben gelecek yıl törene katılmayacağım" diyerek, noktayı koydu.
***
Ben başkan olsam, bu sözlerden utanırım.
Düşünsenize, en mutlu olduğunuzu düşündüğünüz bir günde kentin Büyükşehir Belediye Başkanı çıkıp sizi adeta topa tutuyor.
"Bu işi beceremiyorsunuz" diyor.
Bu, utanç değil de nedir?
Başkanın sözlerini, mevcut yönetimin tabutuna son çivi çakılmıştır diye okuyorum.
İyi de oldu.
Yoksa birilerinin uyanacağı yok.