Dünya baş döndürücü bir hızla değişiyor. Bu değişim, doğal olarak meslekleri de içine alıyor. Gazeteciliğin de bu değişimden uzak durması mümkün değil.
Çok değil, bundan 10 yıl önce yazılı medya son derece güçlüydü. Bugün ise internet haberciliği, yazılı medyanın yerini almış durumda. Yazıyı medya belki de son dönemlerini yaşıyor. Bir dönem 5 bin, 10 bin satmakla övünen 30-40 yıllık yerel gazeteler bugün 500 sayısına bile ulaşamıyor. Çünkü insanlar artık haberlere hızlıca ulaşmanın peşinde.
Kocaeli'de internet haberciliği belli bir raya oturdu. Bizim de dahil olduğumuz güçlü haber portalları mevcut. Ancak çalışanlar açısından yasal bir boşluk söz konusuydu. Yazılı medyadaki meslektaşlarımızın tersine, internet gazeteciliğinden ekmek yiyen arkadaşlarımız 212 sayılı yasadan yararlanamıyordu. Bu büyük bir eksiklikti.
Neyse ki hükümet geçtiğimiz aylarda bu konuda bir adım attı ve bu kategorideki meslektaşlarımızı da 212'ye dahil etti. Bu güzel bir gelişmeydi.
Ancak haber sitelerinin çarkı döndürmesi noktasında hala ciddi eksiklikler var.
***
Basın İlan Kurumu'nun yasayla beraber haber sitelerine resmi ilan verebileceği açıklandı. Ama ortaya öyle şartlar konuldu ki, deyim yerindeyse dağ fare doğurdu.
Bugün sadece 1-2 internet sitesi, Basın İlan Kurumu'nun şartlarını karşılayabiliyor. Onlar da köklü gazeteler.
Bizim de içinde bulunduğumuz haber siteleri ise sadece resmi reklamla yetinebiliyor.
O da Basın İlan Kurumu'nun vurdumduymazlığı yüzünden gecikmeli olarak...
Biraz açayım.
BİK, resmi reklam için internet sitelerine Nisan ayının başında başvuru hakkı tanıdı.
Birçok internet sitesi evraklarını hazırladı. Başvurusunu yaptı. Resmi reklam almaya da hak kazandı.
Çünkü Ramazan Bayramı ve 23 Nisan ilanlarını kimse kaçırmak istemiyordu.
Ancak gelin görün ki, yukarıda bahsettiğim vurdumduymazlık yüzünden sistem hayata geçirilemedi.
BİK'i aradığımızda sistemlerinin henüz devreye girmediği, ilan faturalarının ancak Mayıs ayı başında kesilebileceği yanıtıyla karşılaştık. Ödemelerin de Mayıs ortasını bulabileceği söylendi.
Normalde 2-3 günde alabileceğimiz ilan ücretleri, BİK sayesinde yaklaşık bir ay sarkacak. Muhtemelen birçok internet sitesi, mağduriyet yaşayacak.
Üstelik BİK kurmayı beceremediği sistemle, ilan başına yüzde 15 kesinti yapacak. Ticarette bunun adına ne denildiğini siz kıymetli okurlarımıza bırakıyorum.
***
Burada bir parantez de meslektaşlarımıza açayım. Yani çuvaldızı kendimize batırayım.
İnternet yasası çıkarken sadece yazılı medyadaki meslek büyüklerimize danışıldı. Her fırsatta kendilerini duayen olarak tanıtan, ilk ziyaretlerin kendilerine yapılmasını isteyen meslek büyüklerimiz, gazeteciliği ve gazetecileri düşünmek yerine, kendilerini ve patronlarını düşündüler.
İnternet sitelerinin yasanın getirdiği şartları karşılayamayacaklarını ve zamanla birçoğunun kapanacağını dolayısıyla da meslek kapısının azalacağını bilmelerine rağmen, sadece patronlarının kazanması için mücadele ettiler.
Üyesi olduğumuz Gazeteciler Cemiyeti de bu süreçte nedense hep çekimser kaldı. Sürece dahil olmak istemedi.
***
Kısacası resmi ilan veya resmi reklam alma yolunda verdiğimiz mücadele, yasanın hep birilerinin lehine yontulması nedeniyle kadük kaldı.
Ama biz gazeteciyiz. Bu işten ekmek yiyoruz. Elimizden de başka bir iş gelmesi mümkün değil.
Tüm zorluklara rağmen sizlere en ÖZGÜN, en doğru, en tarafsız haberleri ulaştırmaya devam edeceğiz.
Bu yazı biraz iç dökme yazısı gibi oldu. Ancak içimi dökmeseydim de mesleğim adına rahat edemezdim.
Beni sabırla okuduğunuz için şimdiden teşekkürler.