Gazeteler ve gazeteciler için temmuz-ağustos ayları en ölü dönemlerdir. Okullar kapandıktan sonra kent sakinleşir, dinginleşir. Doğal olarak da gündem pek olmaz.
Bu süreçte haber sizin ayağınıza gelmez, aksine siz habere ulaşmak zorunda kalırsınız. Ve gerçek gazetecilik de böyle dönemlerde ortaya çıkar.
Çok şükür, Özgün Kocaeli Gazetesi olarak bu yaz dönemini de hareketli geçiriyoruz. Çünkü sürekli özgün ve özel haberler üretme derdinde, telaşında olan bir ekibimiz var. Bu yüzden de gündem oluşturma konusunda hiçbir sıkıntı yaşamıyoruz.
***
Dedim ya, temmuz ayları sakin geçer. Ancak bu temmuz ayını hatta önümüzdeki ağustosu da bozacak bir istisna yaşandı.
Ne oldu?
Haftalardır “Eli kulağında” denilen İzmit Belediyesi operasyonunun düğmesine 20 Temmuz Pazartesi günü resmen basıldı.
İzmit Belediye Başkanı Fatma Kaplan Hürriyet, eşi Murat Hürriyet ve çoğu belediye personeli olmak üzere 28 isim gözaltına alındı.
***
Belediyeye düzenlenen operasyonun haberi daha gün ağarmadan gazetecilerin telefonlarına düşmeye başladı. Biz de o an ne yapılması gerekiyorsa onu yaptık.
Gazetemizin haber editörü Nursena Canlı, sabah 06.44'te kaynaklarından aldığı bilgiyi teyit ederek haberi hızlı bir şekilde yayına verdi. Ardından muhabirlerimiz Kerim Çelik ve Bahar Özdemir sahaya geçti.
İzmit Belediyesi önünden, emniyetten, adliyeden gelen her gelişmeyi anbean takip ettik. Haber merkezinde Talat Çakır da sahadan gelen bilgileri bekletmeden sisteme işledi.
Kısacası herkes görevini yaptı.
***
Herkes ilk şoku atlattıktan sonra operasyonun kendisi kadar başka bir konu da konuşulmaya başlandı. Bazı meslektaşlarımız yaşananları takip etmekten çok "Haberi ilk kim verdi?" tartışmasına girdi.
Oysa bunun cevabı aslında çok basit. Dijital gazetecilikte her haberin yayın saati bellidir. Kimin ne zaman girdiği de ortadadır.
Bizim haberi verdiğimiz saat ile diğerlerinin girdiği saate bakın, gerçek çıplak bir şekilde ortaya çıkıyor.
Kimse, “İlk ben girdim” demesin.
Burada bir parantez açmak isterim. Kocaeli Gündem Gazetesi ve İmtiyaz Sahibi Hakan Süer'in kentte oluşturduğu haber ağı ile ihbar mekanizmasını kimse inkar edemez. Yılların emeği vardır. Emeğe emekle karşılık vermek gerekir. O yüzden Hakan Süer ve ekibinin, “İlk biz girdik” demesi, bu noktada beni rahatsız etmez.
Ancak diğerleri için aynı şeyi söyleyemeyeceğim.
***
Gazetecilikte rekabet elbette olur. Hatta olmalıdır da. Ama bu rekabet haberi geliştirmek için yapılır, birbirinin emeğini görmezden gelmek için değil.
Bir haber merkezinde sabahın ilk ışıklarıyla başlayan emeğin karşılığı, sosyal medyada "İlk ben girdim" tartışması olmamalı.
Toparlamak gerekirse…
Dünün asıl gündemi İzmit Belediyesi'ne yönelik gerçekleştirilen operasyondu.
Biz de gün boyunca bu operasyonu takip ettik.
Çünkü gazetecinin işi tartışma üretmek değil, gelişmeleri doğru ve hızlı şekilde okuruna ulaştırmaktır. Geriye kalan tartışmaları ise zaten zaman cevaplar.