TOKİ’nin Türkiye genelinde 500 bin konut yapacağını açıklaması, barınma sorununun geldiği noktayı bir kez daha gözler önüne serdi. Doğal olarak bu açıklamanın ardından halktan çok büyük bir talep geldi. İlimizde de farklı ilçelerde TOKİ projelerinin gündeme geldiği bilinmektedir.
Şehirde tarım arazilerinin azalmasını hiç birimiz arzu etmeyiz. Ayrıca Özel arsaların sayısı gün geçtikçe azalmakta ve kat sayılarının deprem nedeni ile az olması arsaların hızla tükenmesine neden olmaktadır. TOKİ Tünel kalıp yöntemi ile yüksek katlı ve depreme dayanıklı konutlar inşa edebilmektedir.
O halde Aşağıda açıklamaya çalıştığım bu arazi mutlaka değerlendirilmelidir. Satınalma maiyetini kat karşılığı sözleşme ile bertaraf ederek bu proje hayata geçirilmelidir.
Kocaeli’de İzmit merkez için konuşacaksak, konut yapılabilecek en doğru, en mantıklı ve en güvenli alanın Alikahya’da olduğu artık inkâr edilemez bir gerçektir.
Alikahya’da, şehir stadının batısında kalan, tepelik yapıya sahip, yaklaşık 300–350 dönümlük bir araziden söz ediyoruz. Bu alan;
deprem açısından güvenli zemin yapısına sahip, yüksek kotta yer alan, manzarası olan ve yıllardır atıl durumda kalan bir bölgedir. En önemlisi ise mülkiyetinin tamamen halka ait, özel tapulu ve imar kapsamı dışında olmasıdır.
Kısacası, TOKİ açısından da , yıllardır imar sorunu çözülsün diye bekleyen bölge halkı açışından da bulunmaz bir fırsattır.
Bu arazinin bugüne kadar değerlendirilememesinin temel nedeni imar sorunlarıdır. İşte tam da bu noktada şehir yöneticilerine büyük sorumluluk düşmektedir. Özellikle Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanı Sayın Tahir Büyükakın’ın bu konuda öncülük yapması, TOKİ yetkilileriyle birlikte alanın teknik ve planlama açısından incelenmesini sağlaması gerekmektedir.
Alikahya, 30 yılı aşkın süredir şehrin atık yükünü sırtlanan bir mahalledir. İZAYDAŞ gerçeği ortadadır. Bu nedenle burada pozitif ayrımcılık yapılması ne ayrıcalık ne de lükstür; bu açıkça bir hakkaniyet meselesidir. Mahalle halkının gönlünün alınması, yıllardır gösterilen fedakârlığın doğal bir karşılığı olacaktır.
Mevcut tesisin tüm çeperi ağaçlandırılarak filtre sistemleri modernize edilerek çevreye duyarlı ekolojik sürdürülebilir bir tesise dönüştürülmesi mümkündür.
Bu sayede çevrede bulunan konutlar insanlar zarar görmeyecektir.
Ayrıca söz konusu alan, arazi malikleri ile hak sahipleriyle kat karşılığı model üzerinden değerlendirilebilecek niteliktedir. Bu sayede hem hak sahipleri mağdur edilmez, hem TOKİ kazanır, hem de İzmit depreme dayanıklı, planlı ve modern bir yaşam alanına kavuşur.
Kaldı ki burada oluşacak olan sosyal konut alanı konum itibari ile büyüklük itibari ile Tramvay hattına en kolay ring imkanı olan bölgedir. Her yönüyle çok uygun bir lokasyondur.
İlgili arazinin Kuzey Batı cephesinden Otogar ve TEM ile KMO na , Şehir Hastanesine ve KOÜ ye , ve Kandıra yoluna , Doğu cephesinden yine KMO na Güneyinden Taramvay’a ve şehrin ortasından geçen Devlet Karayoluna olan bağlantısının çok kolay olması alt yapı ve ulaşım açısından eşi bulunmaz bir noktada olduğunun en büyük örneğidir.
Sosyal Konut için uygun arazi ve alt yapı koşulları bu kadar uygun iken yetkililerin yapması gereken sadece doğru planlama ile projeyi oluşturmak olmalıdır.
Öte yandan bazı basın organlarına yansıyan, Memduh Tağmaç Kışlası içerisine konut yapılacağı yönündeki söylentilerin asılsız olmasını temenni ediyoruz. Ormanlık ve düz zeminli bu alanlar kesinlikle yapılaşmaya açılmamalı; park, yeşil alan ve afet toplanma alanı olarak değerlendirilmelidir. Deprem gerçeği bu kadar yakıcıyken başka bir yaklaşım kabul edilemez.
Depremden büyük zarar görmüş bir şehir olarak, şehrin atıklarına yıllardır ev sahipliği yapmış bir mahalleye hem jest yapılmalı hem aynı hataları tekrar etmemeliyiz.
Alikahya’ya bu yatırım çok görülmemelidir.
Doğru yer bellidir, doğru çözüm ortadadır.
Şimdi mesele, irade koyabilmektir.