Türkiye’de futbol denilince en büyük sivil toplum kuruluşlarından biri olan Türkiye Futbol Federasyonu, maddi ve manevi açıdan en hareketli kurumlardan biri olmayı sürdürüyor. Ancak son 20 yılda siyasetin ve kumar düzeninin futbol üzerindeki etkisinin belirgin biçimde arttığı, bu alanın adeta bir mücadele ve çıkar sahasına dönüştüğü görülüyor.

Amatör kulüplerden alınan transfer, vize ve “filiz” adı altındaki ücretler oldukça yüksek seviyelere ulaşmış durumda. Bu gelirlerin geri dönüşü ise hakem, sağlık görevlisi, saha komiseri, saha personeli ve gözlemci ödemeleri şeklinde gerçekleşiyor.

Amatör kulüplerin illere göre yeni kurulumlarının TFF tarafından durdurulduğu ifade ediliyor. Kulüp sayısındaki fazlalığın bu kararın gerekçesi olduğu düşünülüyor. Öte yandan, 2026-2027 sezonunda uygulanması planlanan kriterleri pek çok kulübün karşılayamayacağı öngörülüyor.
Dernek statüsünden ayrılan kulüplerin işlemleri ise İçişleri Bakanlığı ve Gençlik ve Spor birimleri tarafından yürütülüyor. Amatör spor kulüplerine maddi destek sağlayan yöneticilerin ise ekonomik koşullar nedeniyle spordan birer birer uzaklaştığı gözlemleniyor.

Bölgesel Amatör Lig kulüplerinden alınan ve verilen ücretlerin dengesi dahi tartışma konusuyken, verilen cezalar ve hakem kararlarıyla bu paraların fazlasıyla geri alındığı yönünde eleştiriler bulunuyor. Profesyonel liglerde dönen ekonomik büyüklükler ise bu tartışmanın dışında tutulsa da tabloyu daha da ağırlaştırıyor.

Tüm bu gelişmeler ışığında, amatör kulüplerin sayısının azaldığı bir dönemde transfer, vize ve filiz ücretlerinin kaldırıldığı bir yapı görmek mümkün olabilir. Aynı şekilde, futbolun başlangıç noktası olan ASKF’lere daha fazla değer veren bir anlayışın oluşması bekleniyor.
Siyasete değil, insana hizmet eden bir federasyon anlayışı; zor yaşam koşullarında sporla nefes alan toplum kesimlerini destekleyen projeler üreten yöneticilerle mümkün olacaktır.